Ülke ve Şehirler

77 yazı

Termal, Yalova

17 Aralık 2018

Geçtiğimiz hafta ortasında, ani bir kararla senin son kamplarından biri için Yalova, Termal’e dair planlar yapmaya başladık. Bu alanın ilk tercihimiz olmasının nedeni hem merkeze olan yakınlığı hem de Mavi-Yeşil Yol ve Sufi Yolu‘nu gibi rotaları da barındırıyor oluşuydu. Yolculuk ve ekipman planını da yapmanın ardından Cumartesi sabahı ilk İDO seferi ile Yalova‘ya ulaştık. Yine

Kültürel Miras Nedir?

13 Ağustos 2018

Kültür rotalarının oluşturulması, tarih araştırmaları ve kültür turizmi çalışmalarında sıklıkla bahsi geçen kültürel miras (kültür mirası), geçmiş kuşaklardan günümüze kalan ve korunarak gelecek nesillerin yararına olacak şekilde aktarılan, evrensel değerlere sahip, belirli kriterleri (geleneğe tanıklık etmesi, yaratıcı insan dehasının ürünü olması, insanlık tarihinin bir veya daha fazla dönemini temsil etmesi vb.) taşıyan tarihi eserler/kıymetlerlerdir. Kültürel

Beykoz – Keçilik Koyu Sea Kayak Turu

12 Ağustos 2018

Eğitim ve kıtalar arasındaki geçişin ardından bugün deniz kayaklarını indirip Anadolu Kavağı‘na doğru harekete geçtik. Benim için bu rotanın 2 önemli özelliği var; daha uzun mesafe ve boğaz akıntısının daha belirgin olması. Normal şartlarda bisiklet ile Beşiktaş-Üsküdar-Beykoz güzergahını takip ederken bugün değişiklik yapıp Beşiktaş-Sarıyer (Yeniköy)-Beykoz güzergahını takip ettim. Bu yolu daha önceden kayıt etmiştim. Bu

Yalova Mavi-Yeşil Seyir Yolu

7 Ağustos 2018

İstanbul etrafındaki rotalar yakınlıkları ve ulaşım kolaylıkları sebebiyle sıklıkla tercih ettiğim rotalar arasında yer alıyor. Elbette İstanbul’daki yürüyüş rotaları ve ormanlar ile kıyaslandığında çok çok çok çok daha sakinler. Sıklıkla söylediğim bir söz vardır; İstanbul’da yaşayanların çoğu için ağaç dibi/yeşillik demek mangal yapılacak bir alan demek. Belgrad Ormanı ziyaretlerimi araba trafiği nedeniyle yolların kilitlenmesi, bisiklet

Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi

4 Ağustos 2018

Botanik ile başlayıp ardından botanik bahçesinin ne olduğu ile devam etmiş ve Atatürk Arboretumu ile Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi gezileri ile konuyu genişletmiştim. Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi‘ni ise çok zamandır aklımda olmasına ve hatta bulunduğu noktada pek çok farklı yazı çerçevesinde bulunmuş olmama rağmen bir türlü ziyaret edememiştim. Gerçi, Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi’nin ziyarete açık

Karia Yolu / Datça: Knidos – Murdala

31 Temmuz 2018

2017 yılının Eylül ayında Bozburun sonrası Datça Yarımadası‘nda yürüyüşe başlamış ve Palamutbükü – Knidos etabının ardından Yazı Köy (Yazıköy)’deki Knidia Çiftliği‘ne geçerek Datça’nın Güney kıyılarındaki yürüyüşü sonlandırmıştım. Bu yıl ise Temmuz itibariyle Yazı Köy’e ve oradan Ali Somer Çiftliği olarak da bilinen Knidia Çiftliği‘ne uğrayarak Değirmenbükü‘nden Datça’nın Kuzey kıyılarını adımlamaya başladık. Karia Yolu – Datça

İstanbul Boğaz Gezisi (Cycling & Kayaking)

22 Temmuz 2018

Kayak (Sea Kayak / Deniz Kayağı) Nedir? başlıklı yazımda İstanbul‘a dair hislerimden ve gezi planlarımdan kısaca bahsetmiştim. Uzunca bir süre boğaz geçişine dair yönetmelikleri taradığımı itiraf etmeliyim. Bireysel olarak deniz ulaşımının mümkün olmaması hep merak ettiğim ve hatta hayıflandığım bir konu olmuştur. Denizlerle çepeçevre bir ülke ve bir şehir… Gerçekten benim nazarımda oldukça ilginç bir

Yeditepe İstanbul

12 Temmuz 2018

İstanbul‘a dair yazılara verdiğim kısa araya tepeler ve dağlarla da ilişkili olarak melodilerde ve cümlelerde yer eden İstanbul’un tepeleri ile devam ediyorum. Tepeler başlığı altında da kısaca değindiğim üzere, İstanbul‘un tepelerine dair anlatılarda sıklıkla yapılan hata günümüzdeki genişlemiş kent sınırları üzerinden tahminler yürütmek. Oysaki tepeleriyle anılan İstanbul esasında Konstantinapolis‘in referansı. Yani Suriçi İstanbul içerisindeki, sur

Yalova’dan Orhangazi’ye Mavi-Yeşil Yol

13 Haziran 2018

Haftada bisikletle ortalama 200 km civarında yol mesafe katediyorum. Tek seferde aralıksız en uzun sürüşüm İstanbul içi ve 100 km uzunluğundaydı. Bir süredir daha uzun bir sürüşü kamp malzemelerimle yapmak istiyordum ve uygun şartların da sağlanmasıyla birlikte (hava durumu, vakit, enerji…) planlama sürecini tamamlayıp İDO ile Yalova’ya doğru yola koyuldum. Doğa yürüyüşü etkinliğinden farklı olarak,

Chevrel Traher Çiftliği, Yalova

11 Haziran 2018

TaTuTa çiftliklerini gezmeye devam ediyorum. 20 Temmuz, Keramet – Sugören Etabı‘nda Chevrel Traher Çiftliği ile iletişime geçmiş, ziyaret planlamıştım. Ancak, Kurtköy’de giden dolmuşun gelmemesi nedeniyle bu ziyareti gerçekleştirememiştim. Evet, ilgili yazıda “önümüzdeki haftalar” derken 42 haftayı devireceğimi tahmin etmemiştim. Çiftliğin Şahinyurdu – Darıdere – Sarıkaya – Kurtköy Parkuru‘na yakın olması nedeniyle planımı etapları da tamamlayabileceğim

İstanbul’un Öne Çıkan Ekmekçileri

25 Nisan 2018

Atalık Buğdaylar ve Ekmek Üretimindeki Tercihler başlıklı yazıda atalık buğdaylardan, ekmeklik ve makarnalık olarak ayrılışlarından ve un karışımı hazırlarken veya ekmek satın alırken nelere dikkat edilebileceğinden –en azından benim için önemli olan başlıklardan– bahsetmiştim. Bu yazıda ise İstanbul’un öne çıkan artizan ekmek üreticilerinden bahsedeceğim. Kimi üreticiler artizan kelimesini hoş karşılamamaktalar. Bunun nedeni ise sağlıklı gıda

Sultans Trail (Sultanlar Yolu) – Türkiye Etabı

11 Nisan 2018

İstanbul’a dair yazılar sayesinde yaşadığım şehre dair pek çok ilginç bilgiye, farklı bakış açısına ulaştım. Sıklıkla önünden geçtiğim bir binaya, bir taşa, kapıya, kıyıya çok daha farklı bir gözle bakmaya başladım. Geçmişten günümüze şehirlerin değişimi, bu değişimler içerisinde örneğin bir ana caddenin aslında pek çok olaya tanıklık edebildiğini (Örn. Mese – Regia – Divan Yolu),

Sultans Trail (Sultanlar Yolu)

9 Nisan 2018

Sultans Trail (Sultanlar Yolu), Kanuni Sultan Süleyman (I. Süleyman, Suleiman the Magnificent, X. Osmanlı Padişahı (1520 – 1566))’nın Viyana Kuşatması (I. ve II. Viyana seferleri) sürecindeki ayak izlerini takip eden, Avusturya, Slovakya, Macaristan, Hırvatistan, Sırbistan, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiye‘yi içerisinde barındıran uluslararası bir tarih-doğa yürüyüş rotası olma özelliğine sahip. İstanbul’da, Topkapı Sarayı önünden başlayıp

Prens Adaları: Burgazada (Antigoni)

5 Nisan 2018

Antigoni‘nin yanı sıra Pyrgos, Panormun, Castrum, Panarmos, Pirges, Erenbintusi Burgazlu gibi isimlerle de anılan Burgazada günümüzde Sait Faik Abasıyanık ile de özdeşlemiştir. Türk Edebiyatı’ndaki en önemli temsilcilerinden Sait Faik Abasıyanık’ın oturduğu ev günümüzde müze olarak hizmete vermektedir. Ada Kaşık Adası ve Heybeliada’ya yakın konumdadır. Panormos ismi ise adanın doğal ve korunaklı yapısından gelir. Eski bir

Prens Adaları: Büyükada (Prinkipo)

3 Nisan 2018

Prens Adaları arasında en büyük ve gelişmiş olanıdır. Megale, Demonissia, Kızılada ve Prens Adası gibi isimlerle anılmış olsa da öne çıkan Prinkipo (Prinkepo / Prens) olmuştur. Yapısal olarak bir boyun ile ayrılmış iki tepe görünümündedir. Güney bölgesi Yüce Tepe (Ayios Yeorios)

Prens Adaları: Heybeliada (Halki)

1 Nisan 2018

İkinci büyük adadır ve yoğunlukla Halki adıyla anılmaktadır. Bizans döneminde Demonisos ve Halki isimleriyle anılan ada ismini Çam Limanı’nda bulunduğu söylenen eski bakır madeninden (halki = bakır) aldığı düşünülmektedir. Söylenene göre madenden çıkarılan bakırdaki altın oranı o kadar yüksekmiş ki her türlü göz hastalığına deva olur, hatta dönemin ünlü heykeltraşlarından Sikinios’un bu madenden yaptığı Apollon

Prens Adaları: Kınalıada (Proti)

30 Mart 2018

Anakaraya en yakın ada olması nedeniyle çoğunlukla Proti (birinci) adıyla anılır. Adanın yerleşim alanı yeşil alandan daha baskındır. Çınar Tepesi (115 m), Teşrifiye (kimi kaynaklarda Teşvikiye) Tepesi (110 m) ve Hristos (Manastır) Tepesi (Hristos Manastırı/Kurtarıcı İsa Manastırı bu tepe üzerinde) arasın yerleşimin yoğunluk gösterdiği alandır. Ayazma Plajı yine ada üzerinde görülebilecek yerlerden biri. Bizans döneminde

İstanbul’un Adaları (Prens Adaları)

28 Mart 2018

Havalar günden güne ısınmaya, mevsimin ilkbahara doğru değişmeye başlıyor. Bu fırsattan istifade, “adaya’mı gitsek?” fikirlerinin kelimelere döküldüğü günlere hitaben, İstanbul’un ve 36 ilçesinden biri olan ve Anadolu yakasında yer alan Adalar’a (25’i Avrupa yakasında, 14’ü Anadolu yakasında) dair bir rota oluşturmak istedim. İstanbul yazı serisinin de bir parçası olan bu yazı Adalar ilçesine dair genişçe

İstanbul Şehir Rehberleri

2 Mart 2018

Osman Nuri Ergin tarafından binlerce sayfa tutan yayınlarından özellikle 1934 yılında yayınlanan İstanbul Şehri Rehberi özellikle yayınlandığı dönem itibariyle bir çok ilki barındırma özelliğine de sahip. Ancak, bu yayının benim için özellikle öne çıkan tarafı 1929 yılında yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928 tarihli ve 1353 Sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Kanunu sonrasında)

Bir Mega Şehir Olarak İstanbul

15 Şubat 2018

İstanbul’un incir, üzüm, dut ağaçlarının bol olduğu bir mahallesinde büyüdüm. Benim de dahil olduğum kuşak İstanbul’un aşağı yukarı bir çok evresine tanıklık etmiştir diye düşünüyorum. Havanın kararmasıyla birlikte gezinmeye başlayan ateş böceklerini, dut ağaçlarında gezinen kuşların ilham verici renklerini ve güzel ötüşlerini, incir etrafındaki arıları hala hatırlarım. Geçtiğimiz günlerde o ağaçların olduğu mahallelerin güncel halini

İstanbul’un Alışveriş Merkezleri ve Enerji Tüketimi

14 Şubat 2018

Türkiye’nin ilk alışveriş merkezi (AVM) 1988 yılında Galleria adıyla (Galleria Ataköy Alışveriş Merkezi) İstanbul’un Bakırköy ilçesinde açılmış ve 2015 yılında yeni bir proje için yıkılma kararı alınmış olmasına karşın hala aktif bir şekilde hizmet vermekte. Sonraki yıllarda farklı ilçelerde açılan farklı konseptlere sahip alışveriş merkezleri günümüzde yerini mimari ve gösteriş farklılıklar dışında çoğunlukla birbirinin aynısı

Yaşadığın Yeri Tanı: İstanbul

17 Ocak 2018

Darmaduman bir kent; tarihin her yaprağında izi olan; fetihlerle, yıkımlarla, ülkelerle, kıtalarla anılan ve fatihleri, kralları, sultanları, tanrılarıyla paylaşılamayan Suriçi İstanbul. Nihayet, benim için uzun sayılabilecek ancak enerjilerini, hayallerini, umutlarını bu şehre bağlayanlar için belki de göz ardı edilemeyecek bir zamanın sonunda İstanbul’a dair bir şeyler söylemeye hazır olduğumu düşünüyorum. Konuya biraz kişisel bağlamla giriş

İstanbul’un Ara Sokakları

14 Aralık 2017

Bir süredir kent içi rotalara dair oldukça keyif aldığım derlemelerle, notlar ve fikirlerle uğraşıyorum. Araştırmalarım ve ilham aldığım etkinliklerle ilgili Alternatif Sanat Kültür Etkinlikleri ve Kütüphaneler başlıklı bir yazıyı geçtiğimiz günlerde paylaştım. Dinlere Göre Tapınaklar ile de zaten konuyu açıklamıştım. Bu yazıda sürece dair ilk rotayı paylaşıyorum. Aşağıdaki görsel Osmanlı döneminde kullanılan tramvay hatlarını, tramvay

Alternatif Sanat Kültür Etkinlikleri ve Kütüphaneler

7 Aralık 2017

2017 yılı başı itibariyle değerlendirdiğim etkinliklerde daha seçici davranmaya, verilen ücretin/ayrılan zamanın karşılığını almadığım durumlarda hem etkinlik hem de etkinliği düzenleyen kurum/kuruluşa dair net tutum geliştirmeye karar verdim. Uzun bir süre etkinlik sektöründe projelerde yer alan biri olarak, organizatörlerin ve organizasyon şirketlerinin çoğu zaman organizasyonun sağlayacağı katkıdan ziyade elde edecekleri kara odaklanıyor olmalarından rahatsızdım. Elbette

Karia Yolu: Datça Yarımadası

25 Eylül 2017

Bozburun rotasındaki etaplardan sonra hızlıca Datça’ya doğru geçmeye karar verdim. Amacım mümkün olduğu kadar rota almanın yanı sıra Datça’ya dair de detaylı gözlemlerde bulunmaktı. Son bir kaç yıldır alternatif yaşam planlarına vakit ayırmaya çalışıyorum. Bunların bir kısmı da, doğrudan deneyimlenmemiş, oradan buradan derlenmiş bilgiler üzerine imgesel olarak Datça üzerineydi. Sakinlik, yeşillik, mavilik… Hal böyle olunca

Knidia Çiftliği (Knidia ecoFarm)

25 Eylül 2017

Karia Yolu yürüyüşünü planladığım süreçte elbette rota üzerinde ve civarındaki TaTuTa çiftlikleriyle de iletişime geçmeyi ihmal etmedim. Knidia Çiftliği Knidos Antik Kenti‘na olan yakınlığı ve çiftliğin sundukları dolayısıyla özellikle ziyaret etmek istediğim çiftliklerden biriydi. Vadi içerisinden Yazı Köy’e ulaşan ayrıca bir yol olduğunu duydum ancak yeterince vaktim olmadığı için bu yolu işaretleme imkanım olmadı. Yukarıda

Karia Yolu / Datça: Datça – Eski Knidos

23 Eylül 2017

Knidos’tan sonra Knidia Çiftliği’nde misafir olduk. Yeterince dinlendikten ve çiftlikle ilgili notları derledikten sonra önce Yasemin, ardından ben çiftlikten ayrıldık. Benim planım solo olarak Hayıtbükü üzerinden önce Domuz Çukuru ve oradan da Eski Datça‘ya tersten yürümekti. Buna uygun şekilde erkenden Yazı Köy’den yola çıkıp Mesudiye yol ayrımında inerek Mesudiye’ye ve oradan da Hayıtbükü’ne geçtim. Kalan

Karia Yolu / Datça: Palamutbükü – Knidos

21 Eylül 2017

Palamutbükü – Knidos arası çoğunlukla deniz manzarasına eşlik ederek ilerlese de kimi zaman -özellikle kayalık geçişlerde- sahip olduğu keyfe tezat bir ruh haline bürünmenize neden olabiliyor. Bolca yerleşim alanına denk geleceğiniz yürüyüş boyunca herhangi bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Datça: Palamutbükü – Knidos Hayıtbükü’nden başladığımız ve günün molasını verdiğimiz Palamutbükü‘nden hareketle rota boyunca iç kesimlere doğru ilerleyip

Karia Yolu / Datça: Domuz Çukuru – Palamutbükü

21 Eylül 2017

Domuz Çukuru yazısında rotayı tersten yürüdüğümden bahsetmiştim. Bozburun sonrasında Datça Yarımadası’ndaki rotaya Hayıtbükü üzerinden başladık. Başladık diyorum, çünkü Datça rotasında son dakikada iletişime geçerek bir deneyimsiz arkadaşım daha yürüyüşe dahil oldu. Arkadaşımın uzun yürüyüşler konusunda deneyimi olmaması ve Domuz Çukuru’nun iki günlük yiyecek-içecek gerektirmesi nedeniyle solo olarak yürünmek üzere sona bırakmaya karar verdim. Karia Yolu:

Karia Yolu / Datça: Eski Datça – Domuz Çukuru

20 Eylül 2017

Bozburun rotasının ardından Datça’ya otostopla geçmeye karar verdim. Alternatif olarak Bozburun yönünden gelen araçlarla İçmeler ve buradan da Datça‘ya geçmek mümkün. Yaz dönemi boyunca ortalama 1 saat aralıklarla hareket eden dolmuşlarla İçmeler üzerinden bir çok civar yöne hareket edebilirsiniz. Aynı durum Bozburun ve Datça noktalarında da yine civar köylere ulaşmak istediğinizde de geçerli. Karia Yolu:

Karia Yolu: Bozburun Yarımadası

17 Eylül 2017

2016 yılında Kaş’a kadar olan bölümünü yürüdüğüm ve bu süre içerisinde de sonraki plan olarak ele aldığım Karia Yolu’nun nihayet Bozburun Yarımadası ve Datça Yarımadası rotalarını deneyimleyebildim. Zamanın uygunluğu ve yaz dönemi rotanın sunduğu zorlukları merak etmiş olmam nedeniyle planlamamı Ağustos sonu ve Eylül başı olarak gerçekleştirdim. Önceliğim planlama aşamasında 140 km’lik Bozburun Yarımadası rotasının

Karia Yolu / Bozburun: Taşlıca – Selimiye

14 Eylül 2017

Bozburun Yarımadası‘nda bulunan Taşlıca, Amos üzerinden Bayır’a hareketle girişen ve Bozburun Yarımadası’nın en uç noktasına doğru devam eden hat içerisinde yer almakta. Bayır – Taşlıca, Taşlıca – Tola, Tola – Taşlıca ve Taşlıca – Selimiye etaplarından oluşan bu hat aşağı yukarı 77 km uzunluğunda ve çoğunlukla Bozburun’un iç bölgelerini kapsamakta. Taşlıca’dan tekrar rotaya giriş yaparak

Karia Yolu / Bozburun: Selimiye – Hisarönü

13 Eylül 2017

Rotadan çıkarak Selimiye‘den Hisarönü‘ne farklı bir yol üzerinden, kimi zaman da otostop çekerek devam ettim. Güne başladığım saat itibariyle Taşlıca’ya akın akın giden yerli ve yabancı turistler nedeniyle Taşlıca’yı daha erken bir saatte ziyaret etmenin daha uygun olacağını düşünüyorum. Bu nedenle günü Turgut‘tan Kızkumu Plajı‘na ilerleyerek sonlandırmaya karar verdim. Kızkumu Plajı gün içerisinde oldukça kalabalık

Karia Yolu / Bozburun: Amos Antik Kenti – Bayır

10 Eylül 2017

Karia Yolu / Bozburun: İçmeler – Amos Antik Kenti‘nde belirttiğim gibi Amos sonrasında su konusunda oldukça dikkatli olmalısınız. Kumlubükü girişinde terk edilmiş bir kaç bina göreceksiniz. Bu alan denize girmek ve gece çadır kurmak için oldukça ideal. Karia Yolu – Bozburun Yarımadası Amos Antik Kenti – Bayır Amos sonrası ve ardından giriş yaptığım Kumlubükü sahili

Karia Yolu / Bozburun: İçmeler – Amos Antik Kenti

10 Eylül 2017

Sabah 07.00 sularına Marmaris Otogar’a ulaşıp hemen otogarın giriş kısmında yer alan İçmeler dolmuşuyla İçmeler’e aktarma yaptım. Yaklaşık 30 dakikalık bir hareketin ardından rotaya en yakın marketin önünde inerek yiyecek ve içecek alımı gerçekleştirdim. Ara sokaklardan ilerleyerek ilk tabela ve ardından ilk işaretin olduğu duvarı geçerek Amos’a doğru ilerlemeye başladım. Karia Yolu – Bozburun Yarımadası

Keramet – Sugören Etabı

20 Ağustos 2017

Tevfikiye – Keramet rotasının ardından kaldığım yerden devam ederek Keramet‘teki etabın bitiş noktasından, köy meydanından Sugören’e doğru harekete geçtim. Bir kaç aksilik dışında planladığım zamanda Sugören’e vardım ve etabı sonlandırdım. Aşağıda yürüyüşle ilgili detayları iletiyorum. Etaba Başlangıç 05.45 Yenikapı – Yalova ile Yalova’ya doğru hareket edip, İDO’dan indiğinizde solunuzda kalacak olan dolmuş hareket alanına geçtim.

Haliç Nedir? Özellikleri Nelerdir?

5 Ağustos 2017

Haliç, İstanbul’un Avrupa yakasında, tarihi yarımada ve Beyoğlu platolarını birbirinden ayıran deniz girintisine verilen isim olmasının yanı sıra bu isimlendirmesiyle de ilişkili olarak coğrafi bir bir yapıyı ifade etmektedir. Denizin kendisine ulaşan akarsu yatağının bir bölümünü istila etmesiyle meydana gelen bu yapın jeomorfolojik olarak Haliç ismiyle anılmaktadır. Arapça bir kelime olan haliç sözcüğü, İstanbul halicinin

Karia Yolu: Bozburun Yarımadası ve Sonrası

4 Ağustos 2017

Karia Yolu Bozburun Yarımadası, Datça Yarımadası, Gökova Körfezi ve İç karia olarak 4 ana bölümden oluşuyor. Muğla Çevresi ve Dalyan olmak üzere 2 ek bölümün daha rota dahilinde olduğu, Türkiye’nin en uzun mesafeli (820 km) trekking rotası olan Karia Yolu’nun başlangıcı kabul edilen Bozburun Yarımadası sıradaki etkinlikler arasında yerini alıyor. Karia’ya dair detaylı bir yazı

Planlama: Sugören – Keramet Parkuru

2 Ağustos 2017

2016 yılının Ekim sonunda Yalova Doğa Yürüyüşü Parkurları‘nın ilki olan Tevfikiye – Keramet parkurunu yürümüş ve rotanın kaderine terk edildiğinden bahsetmiştim. Yalova ve Bursa sınırları içerisindeki parkurları hem İstanbul’a yakın olmaları ve istisnalar dışında yoğun bir hazırlık gerektirmedikleri için boş zamanlarımı değerlendirmek amacıyla parça parça yürümekteyim. Şimdilerde ikinci parkura yönelik hazırlıklara başladım. İlk parkurun tamamlandığı

Haliç Adaları

16 Temmuz 2017

Bizans dönemindeki gravürlerde sıklıkla karşılaşılan ve Kosmidion olarak anılan adacıklara, Osmanlı döneminde Bahariye Adaları adı verilmiş. Günümüzdeyse daha çok Haliç Adaları olarak anılmakta. Haliç Adaları Haliç’in batı uçlarında, Eyüp ve Silahtarağa semtleri arasında, Haliç Kongre Merkezi ve İnsan ve Medeniyet Hareketi tarafından kullanılan Bahariye Mevlevihanesi bitişiğinde yer alan iki küçük adacıktan oluşan Haliç Adaları denizle

Aynalıkavak Kasrı

15 Temmuz 2017

Bir süredir aklımda olan, bir türlü fırsat bulup kayıt altına alamadığım Haliç (Golden Horn/Chrysokeras) kıyı rotasını nihayet tamamlayabildim. Doğrudan rotaya geçmek isterseniz yazının sonunda gps kaydını paylaşıyorum. Rotaya dair genel yazı yolda. Ancak, bu genel yazı öncesinde rota üzerindeki bir kaç noktaya detaylıca değinmek istiyorum. Bunlardan ilki Osmanlı Devleti’nin İstanbul’daki dördüncü büyük sarayı olan Tersane

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi (NGBB)

30 Nisan 2017

Çok zamandır görmek istediğim botanik bahçelerinden Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi‘ne nihayet uğrayabildim. İstanbul’un Anadolu yakasına çok sık geçmediğim için Şubat ayından beri yapılacaklar listesine sabitlenmişti. Üsküdar sahilinde, Marmaray çıkışının ilerisinde, 6. perondan (41.025368, 29.010414) kalkan 16M numaralı otobüsle yaklaşık 30 dakikada Ataşehir Bulvarı durağına ulaşabiliyorsunuz. Ne mutlu ki otobüs dolu olmadığı gibi trafik de öyle

Permakültür Çiftliği ve Türkiye’deki Çiftlikler

24 Nisan 2017

Artan besin ve ekoloji farkındalığı, paylaşılan bilgi ve beceriler sayesinde permakültür tasarım anlayışını benimseyen çiftliklerin sayısında da artış gözlemleniyor. Ekolojik pazarlardan, permakültür tasarımı eğitimlerine yeni insanlarla tanışmak ve bilgi alışverişi sağlamak da bu çiftlikler sayesinde teoriden pratiğe doğru bir dönüşüme uğrayabiliyor. Çiftliklerin bir çoğuna hem TaTuTa projesi Ev Sahipleri sayfası üzerinden veya çiftliklerinin sahip oldukları

Paskalya Bayramı ve Tatavla’ya Dair

16 Nisan 2017

Uzun zamandır aklımdaydı İstanbul’un mahalleleriyle ilgili ilginç anekdotlar paylaşmak. Sokak sokak dolaştığınızda kentin tarihine, geçmişine dair bir o kadar çok detaya ulaşabiliyorsunuzki. Flaneur‘lerin seyri bol olsun. “Teneke Mahallesi gibi mahallelerin, yerleşimlerin olduğu yazılar” şu an için temennim. Öncelikler arasında olmadığı için, şimdilik bir kaç konuya bir arada değinerek en azından kısaca derlediğim notlarımı paylaşmakla yetineceğim.

TaTuTa Ev Sahibi: Balabanağa Çiftliği

6 Nisan 2017

İstiklal Yolu planlama sürecinde rota üzerindeki ve civarındaki TaTuTa ev sahiplerini listelemiş, aralarından Balabanağa Çiftliği ile iletişime geçmiştim. Evren’den dönüş alır almaz planlamayı çiftliği ziyaret edebileceğim şekilde düzenledim ve yola koyuldum. Daday araçları şehir merkezindeki Barutçuoğlu Alışveriş Merkezi karşısındaki sokaktan saat başı hareket etmekte. Daday’ın İnciğez Köyü’nde, İnciğez Cami’nden sonraki tepenin hemen ardında, yolun sağında

Kültür Rotalarından: Atatürk ve İstiklal Yolu

5 Nisan 2017

İstiklal Mücadelesi boyunca, Anadolu’da işgale uğramamış tek bölge olan Karadeniz ve bu bölgede Anadolu’nun dışarı açılabileceği tek güvenli yer olan Kastamonu İnebolu Limanı ile başlayan bir destan üzerine kurulu İstiklal Yolu. Attığınız her adımda, sürekli yürüyüş boyunca tarih içerisindeki karakterleri düşünüyorsunuz. Dik çıkışlardan, dar ve engebeli yollardan kış şartlarında Ankara’ya kağnılarla, küfelerle, kimi zaman da

Kültür Rotası: İstiklal Yolu Rotası ve İşaretler

5 Nisan 2017

İş yoğunluğu, ev ve iş lokasyonlarındaki değişiklik, tez koşturmacası, yeni projeler derken 2017 yılının ilk aylarında İstanbul sınırlarının dışına bir türlü çıkamadım. Ta ki 29 Mart, Çarşamba akşamına kadar… 2017 yılının bereketiyle başlamasının yanı sıra oldukça dolu dolu bir içeriğe de sahip olacak gibi görünüyor, hatta ufaktan çıtlatmak gerekirse evde bitki yetiştiriciliğinden yemek tariflerine sıra

Şehir İçi Rotalar: Riva-Alibahadır-Akbaba-Beykoz

12 Şubat 2017

İstanbul‘daki son yürüyüş rotamda bu defa hedef Anadolu Yakası‘nda, Riva‘dan başlayıp Alibahadır ve Akbaba üzerinden Beykoz‘a varmak. Bir kaç hafta önce benimle site üzerinden iletişime geçen bir arkadaşım için hazırladığım rota planlama aşamasında da yürüdüğümüz gün içerisinde de bize oldukça ilginç bir seyir deneyimi sundu ve ortaya yürümekten ziyade bisiklet ve motorsiklet için önerebileceğimiz bir

Falafel Nedir? İstanbul’daki En İyi Falafel Mekanları Nelerdir?

6 Şubat 2017

Bir çok mecrada farklı içeriklerde yazılar yayınlamaya özen gösteriyorum. Yemek.com bu sitelerden biri, dil ve içerik olarak biribirinden farklı iki farklı hesabım bulunan sitede 2014 yılında paylaştığım Ağzının Tadını Bilen Vegan ve Vejetaryenler İçin İstanbul’daki En İyi Falafelciler listesiyle ilgili bu süreç içerisinde bir çok değişiklik meydana geldi.Geçen 2 yıldan fazla sürede kimi yeni mekanlar açıldı,

Koru Nedir? İstanbul’daki Korular Nerelerdedir?

4 Şubat 2017

İstanbul İçi Yürüyüş Rotalarım: Taksim’den Baltalimanı Japon Bahçesi’ne, kent sınırları içerisinde, son kalan yeşil alanlar (bir yerleşim yerinde park, bahçe gibi bitki örtüsüyle kaplı açık alan) üzerine oluşturduğum rotayla ilgili olarak, şaşırtıcı bir şekilde, şahane geri bildirimler alıyorum. Şu sıralar planlamasını yaptığım ve yine İstanbul sınırları içerisindeki son rotam Anadolu Kavağı – Poyrazköy – Anadolufeneri

Taksim’den Baltalimanı Japon Bahçesi’ne

23 Ocak 2017

İstanbul‘a dair yürüyüş rotalarından İki Deniz Arası kültür rotasını bitirmiş, rotaya dair notlarımı da paylaşmıştım. Sırada, özellikle hafta sonu değerlendirebileceğiniz, içeriğinde şahane mekanların, kent içerisinde, aktif sınırlarda gün geçtikçe azalan yeşil alanları doyasıya adımlayabileceğiniz, bir bölümünde de denize nazır kahvenizi yudumlayabileceğiniz Taksim Meydanı, Beyoğlu’ndan başlayan ve Emirgan Mahallesi, Baltalimanı Japon Bahçesi, Sarıyer’de biten bir rota

İstiklal Yolu – İnebolu’dan Kastamonu’ya!

11 Ocak 2017

2017 planlarımdan biri, elbette mümkün olduğu kadar, Kültür Rotaları Derneği tarafından paylaşılan Kültür Rotaları‘nı solo olarak yürümek. Bu nedenle kendi kişisel rotalarımı biraz yavaştan alıyorum maalesef. İstanbul içerisinde, ilki şehir içi ve kalan sayılı yeşil alanlardan oluşan, Taksim‘den Maçka Parkı, Yıldız Parkı ve Baltalimanı Japon Bahçesi‘ne uzanan, toplamda 12.5 km olan İstanbul Rumeli Yakası rotası, bir diğeri

İki Deniz Arası (Between Two Seas) Rotası Notlarım

10 Ocak 2017

Kültür Rotaları Derneği tarafından yayınlanan, İstanbul‘daki tek, Türkiye’deki 21 kültür rotasından biri; İki Deniz Arası (Between Two Seas). Rotanın, benim için sembolik bir önemi olmasının yanı sıra, İstanbul üzerine de çokça fikir pratiği geliştirmeniz için de adeta bir davet niteliği var. Peki, bu davetin icabeti ne oldu? Sanırım, toplamda 65 km’lik yürüyüşün ardından cevabım alabildiğine

İki Deniz Arası Rotası: Yarımburgaz Mağarası-Menekşe Plajı

10 Ocak 2017

İki Deniz Arası rotasının 3. etabı ile aynı gün aldığım 4. etap Yarımburgaz Mağarası‘ndan başlayıp Menekşe Plajı (Küçükçekmece)’nda son buluyordu. Rahatlıkla söyleyebilirim ki, 4. etap tüm rota boyunca yürüdüğüm en keyifsiz etap oldu. Bunun nedeni elbette kişisel, bu anlamda rotaya dair tek eleştirim yine işaretler, kapanan, değişen yollar üzerine olur. Son Etap: Yarımburgaz Mağarası’ndan Menekşe

İki Deniz Arası Rotası 3. Etap: Sazlıbosna-Yarımburgaz Mağarası

9 Ocak 2017

İki Deniz Arası rotasını tamamlamak için günlerdir hava durumununu yakından takip ediyor, kar yağışı için sabırsızlanıyordum. Khione ve Aiolos sesimi duymuş olmalı ki, güne şahane başlayan kar ile başladım. Akşamdan tüm malzemelerimi hazırlamıştım, son kez kontrollerimi yaptım, planlamamın üzerinden geçtim. Kar yağışına bağlı olarak aksayan seferler, tıkanan yollar olabileceğini düşünerek hızlıca alternatif ulaşım planları yaptım

Gezi Planı Nedir? Nasıl Hazırlanır? Neler Gereklidir?

30 Aralık 2016

Sosyal medya gruplarında ve forumlarda, sıklıkla geziye çıkmak isteyenlerin planlama aşamasında sorunlar yaşadıklarını, kimi zaman bu sorunlar nedeniyle gezilerini iptal ettiklerini, kimi zaman da yanlış planlamalar nedeniyle sorunlar yaşadıklarını görüyorum. Elimden geldiği kadar, site üzerinden temasa geçenlere ve bahsi geçen gruplardan, forumlardan sorular yöneltenlere yardımcı olmaya çalışsam da, en azından temel alınacak bir yazının, örnek

İki Deniz Arası Rotası 2. Etap: Baklalı-Sazlıbosna

11 Aralık 2016

İki Deniz Arası Rotası 1. Etap yürüyüşümün ardından epeyce zaman geçti, yapraklar daha bir sarardı, döküldü, rüzgar daha bir hışımla esmeye başladı. Zaman bu zaman diyerek bir kaç gün öncesinde son kontrolleri yapmaya başlayarak İki Deniz Arası Rotası 2. Etap, yani Baklalı-Sazlıbosna için kolları sıvadım. İlk rotanın ardından, rotanın oluşturucusu Serkan Taycan ile de kısa

Sinop Rotası: Sinop Merkez’den Sarıkum Köyü’ne

20 Kasım 2016

Benim için Sinop, doğayı ve doğaya bağlı olan yaşantıyı ilk kez gözlemlediğim, deneyimlediğim, yüzmeyi öğrendiğim, dalından sebzeyi, meyveyi ilk kez yediğim şehirdir. Ayrı bir önemi vardır kısacası. Tatlıca Sıra Şelaleleri yazımda az biraz düşüncelerimi iletmiştim, okumanız temennim. Bu yazıda ise, yakın zamanda tüm tepkilere rağmen inşaasının başlanacağına karar verilen ve yakın zamanda da başlatılacak olan

Yalova Doğa Yürüyüşü Parkurları: Tevfikiye – Keramet

31 Ekim 2016

Yalova Ekoturizminde Trekking Parkurları yazımda kısaca parkurların tarihçesi ve parkur rotalarının wikiloc paylaşımlarına değinmiştim. Hatta, birbirine yakın rotaları tek bir ana rota olacak şekilde birleştirip Aktoprak – Keramet – Sugören – Elmalık – Soğucak – Güneyköy – Hamzalı şeklinde paylaştım. Kısaca tekrar geçmek adına, Yalova Doğa Yürüyüşü Parkurları Orman ve Su İşleri Bakanlığı Yalova Şube Müdürlüğü‘nün Eylül 2011’de Yalova’nın

Likya Yolu Üzerinde Bir Kent: Xanthos

25 Ekim 2016

Antalya’da bulunan ören yerlerinden biri olan Xanthos, Fethiye-Kaş karayolu üzerinde yer alan Kınık Beldesinde yer almakta. Fethiye’ye 45-46 km. mesafedeki antik şehir, Eşen Çayı (Xanthos Nehri) kenarındaki tepeler üzerine kurulmuş Likya ve Roma akropolleri ile ziyaretçilerini karşılamakta. Döneminin idari merkezi olarak nitelendirilen Xanthos (Likya dilinde ARNNA)’a dair bir çok anlatı mevcuttur. …Evlerimizi mezar yaptık Mezarlarımızı

Ören Yeri Nedir? Türkiye’deki Ören Yerleri Nelerdir?

22 Ekim 2016

Ören Yeri veya örenyeri, TDK‘da konuyla ilgili net bir sonuca ulaşmak pek mümkün değil. Ancak, müze bildirileri, bakanlıklar tarafından paylaşılan kaynakçalar üzerinden ifade etmek gerekirse ören üzerinden ilerlemek daha uygun olacaktır. Ören, Türk Dil Kurumu’nca Kalıntı kelimesine karşılık gelmekte. Yani, ören yeri dediğimizde doğal ve/ya tarihi uygarlıklardan kalan, değeri olan kalıntılar ifade edilmekte. Müzeler, kalıntıların bir arada

Yalova Ekoturizminde Trekking Parkurları

19 Ekim 2016

Doğa yürüyüşleri için oldukça zengin alanlar barındıran, doğal güzellikleri (Yalova Ormanları ayrıca Forest Stewardship Council tarafından sertifikalandırılmıştır), canlı türleri, farklı zorluk seviyelerindeki bölgeleri ve İstanbul’a olan yakınlığı dolayısıyla ilgimi çeken illerden biri Yalova. 2011 yılının Eylül ayında tamamlanan ve 10 adet parkur barındıran Yalova Ekoturizminde Trekking Parkurları projesi ile de ayrıca listemde yer etmişti. Zamanla,

İki Deniz Arası Rotası 1. Etap: Yeniköy-Baklalı

16 Ekim 2016

İki Deniz Arası yazısının Etaplar bölümünde 1. Etap bölümünde de belirttiğim gibi, ilk olarak T1, Kabataş – Bağcılar Tramvay Hattı ile Topkapı‘ya ve oradan da T4, Topkapı – Habibler Tramvay Hattı üzerinden Mescidiselam‘a ulaştım. Buradan kalkan 336K ile toplamda 1,5 saate varan bir otobüs yolculuğunun ardından Yeniköy Sahil durağına ulaşıyorsunuz. İlk Etap: Yeniköy-Baklalı Rota, otobüs

Kültür Rotası: İki Deniz Arası (Between Two Seas)

16 Ekim 2016

Organik Tur zamanında kenara not olarak iliştirdiğim, sonrasında planladığım etkinlikler arasına dahil ettiğim bir rota, İki Deniz Arası (Between Two Seas). Bir kaç ufak aksilik neticesinde yürümek için planladığım zamanda bir değişiklik olsa da en azından rotanın ilk etabı olan Yeniköy–Baklalı‘yı yürüyerek rotanın kalanı hakkında da fikir edinebildim. Rotanın başlangıcına ulaşımdan, ilk etapta işaretlenmiş alanlara, güvenlik sorunlarından ve su

Likya Yolu Notlarım

18 Eylül 2016

Temmuz ayında planlamaya başladığım Likya Yolu yürüyüşü nihayetinde sonlandı. Beklediğimden çok daha farklı bir seyir sunan dolu dolu yürüyüş ile ilgili yazdığım Likya Yolu’na Adım Adım başlıklı yazı içerisindeki planlamaya, sitenin de konseptine uygun olacak şekilde neredeyse hiç uymadım ve etap olarak Aperlai‘yi geçerek Üçağız‘a kadar ilerledik. İlk 6 etapta solo olarak yürüyüp 6. etap

Likya Yolu: Boğazcık – Apollonia – Aperlae – Kaleüçağız

14 Eylül 2016

Ufakdere‘den ayrıldıktan sonra Sısla Mevki‘nde kurduğumuz kamp nedeniyle su stoğumuz epey azalıyor. Güneşin doğuşu ile yola çıkıp, suyu idareli bir şekilde kullanarak Boğazcık üzerinden Apollonia ve oradan da Aperlae‘ye ulaşmayı hedefliyoruz. Boğazcık‘a vardığımızda suyumuz bitmiş ve gerilmiş durumdaydık. Yolda karşılaştığımız yaban domuzları, işaretlerin karışması, yolun bir süre toprak yoldan devam etmesi ancak sonrasında işaretlerin kaybolması

Likya Yolu: Ovacık – Kozağacı – Girme – Faralya (Hisar)

7 Eylül 2016

Likya Yoluna Adım Adım ve Likya Yolu Notlarım başlıklı yazılarda da değindiğim üzere aldığım notlar, görsel-işitsek kayıtlarım ve aklımda kalanlardan oluşan yol notlarımı mümkün olduğu kadar size yardımcı olacak, Likya Yolu’na dait aklınızdaki soru işaretlerini cevaplandıracak ve mümkünse size yola çıkma motivasyonunu sağlayacak şeklinde yayınlamaya başlıyorum. Referans olduğum yazılardan da faydalanmanızı, notlarınızı geniş tutmanızı öneririm.

İğneada, Longoz Ormanları Gezisi

23 Ağustos 2016

Saat 06.08, T1 Kabataş – Bağcılar tramvayı ile Aksaray‘a, oradan aktarma yaparak M1 ile Esenler Otogarı‘na ulaşıyorum. 164 no’lu perona doğru ilerleyerek Berk Turizm‘den bilet alacak ve 07.15 aracı ile hedefim olan Kırklareli, İğneada‘ya varacağım. Kırklareli’ne bağlı olan İğneada ile İstanbul arası yaklaşık 250 km ve ulaşım oldukça kolay. İstanbul yönünden Edirne’ye doğru ilerleyip Lüleburgaz ayrımında otobandan

Patates Kızartması Yenesi Mekanlar

13 Temmuz 2016

Övülesi Patates başlıklı yazımda patates hakkında kısa bilgiler verip, evde ya da küçük bir bahçede nasıl patates yetiştirilebileceği üzerine bir kaç bilgi paylaşmıştım. Sıklıkla tükettiğim atıştırmalıklar arasında yer alan patatesin bir de kendi emeğinizle yetiştirildiğini düşünün… Hatta, mevsiminde sebze ve meyve tüketimi başlıklı yazı bu anlamda oldukça işinize yarayabilir. Bu yazıda da özellikle patates kızartması

Likya Yolu’na Adım Adım

13 Temmuz 2016

Haziran ayından itibaren planlamaya başladığım, şimdiye kadar çıkacağım en uzun yürüyüş olması nedeniyle sorunsuz geçmesi için oldukça özen gösterdiğim bir yürüyüş rotası: Likya Yolu. Tabi, aşağı yukarı 540 km.’lik yol uzunluğunu da hesaba katarsak iyi düşünüp, gezinin tadını da sonuna kadar çıkarabilecek bir planlama da şart oluyor. Yolun tamamını bir kerede yürümek yerine öncelikle Kaş

Hacıllı Köyü Kamp ve Tırmanış Alanı, Şile

20 Haziran 2016

İstanbul sınırları içerisindeki son gezinin istikameti bir kaç günlük araştırma ile belirlediğimiz noktaların sonunda, Hacıllı Köyü sınırları içerisinde yer alan kamp alanı, şelalelerdi. Sahilköy, Şile başlıklı yazıda da konusu geçen Üsküdar-Şile/Ağva ulaşımı ortalama 2 saatlik bir sürede gerçekleşmekte. Üsküdar, Şemsipaşa’dan kalkan 139 numaralı Üsküdar — Şile otobüsü ile 2 saatlik bir yolculukla (62 durak) ya da 139A

Sahilköy, Şile

20 Haziran 2016

Kadıköy, Üsküdar, Beykoz Polonezköy, Ömerli, Koçullu üzerinden Şile Yolu’nu takip ederek Şile, Sahilköy’e 2 saate yakın bir süre içerisinde varıyoruz. Üsküdar, Şemsipaşa’dan kalkan 139 numaralı Üsküdar — Şile otobüsü ile 2 saatlik bir yolculukla (62 durak) ya da 139A numaralı Üsküdar — Şile / Ağva otobüsü ile hemen hemen yine aynı durak sayısı ve sürede Şile Merkez’e varmanız mümkün.

Polonezköy ve Riva, Beykoz

20 Haziran 2016

Geçtiğimi hafta içerisinde Mobiett’nin duyurusu ile haberdar olduğum, ardından İETT web sitesinden detaylarını incelediğim bir gezi ile güne başlıyorum. İETT İle Organik Yolculuk başlıklı yazıya da dahil olarak planlarımın arasında da yer alması elbette karar sürecimde etkili olmadı değil. Hazırlıkların tamamlanması ile 09.15’de yola çıkarak, 09.30 Kadıköy — Kabataş vapuru ile Kadıköy’e geçiyorum. Hedefim D1 otobüsü ile önce Polonezköy’e ve oradan

Atatürk Arboretumu, Belgrad Ormanı, Sarıyer

20 Haziran 2016

Hava durumunu kontrol edip evden ayrılırken saat 08.45’i gösteriyordu. Bu defa gideceğim nokta daha yakın ve aktarmasız ulaşılabilir bir bölgede olduğu için çok erken çıkmamaya karar vermiştim. 09.15’te M2 kodlu (Yenikapı/Hacıosman) metro ile Hacıosman’a ulaştığımda saat 09.45 olmuştu. Hacıosman’dan kalkan 42HM ile Bahçeköy’e hareket etmek için 10.00’ı beklemem gerekirken tanıştığım bir kaç kişi ile civarda nerelerin

İETT İle Organik Yolculuk

19 Haziran 2016

Bir süredir aklımda olan bir geziyi sabahın erken saatlerinde hazırlıkları yaparak gerçekleştirmiş oldum. Esasında gezinin fikri İETT’nin 2015 Eylül’ünde yayınladığı “Organik Hatlar İstanbul’un Köylerine Götürüyor” başlıklı duyurunun içeriğini anlayabilmekti. Ancak, kabaca yaptığım bir araştırmanın ardından aslında gerçeğin çok daha farklı olduğunu, bahsi geçmemiş bir çok konuya değinilmediğini fark ettim. Öncelikle İETT‘nin duyuru altında paylaştığı metin ve

Ihlamur Kasrı, Beşiktaş, İstanbul

15 Mart 2016

Kentin ve hareketin zorunlu kıldığı durmama haline tezat bir şekilde metropol kavramını destekleyen, vurgulayan elemanların arasında bir kaçış ve dinlenme noktası… Yeşiller içerisinde, ördeklerin keyifle gezindikleri, derin bir nefes alıp keyifle vakit geçirebileceğiniz bir kurtarılmış bölge, Ihlamur Kasırları, az bilinen diğer adıyla Hacı Hüseyin Bağları. Ihlamur Kasrı, Beşiktaş, İstanbul Hacı Hüseyin Bağları denmesinin nedeni, Beşiktaş,

Erfelek Tatlıca Şelaleleri Tabiat Parkı, Sinop

21 Temmuz 2015

Türkiye’de doğaya dair farkındalığın yok denecek kadar az olması sıklıkla yakındığım bir konu. Farkındalığın az olması bir yana, doğal kaynakların sorumsuzca sömürülmesi, kirletilmesi, tüketilmesine ise söylenecek hiçbir söz bulamıyorum. Özellikle yerel yönetimlerin kazanç kapısı oluşturmak için yok ettiği doğanın aslında doğru değerlendirildiğinde ne kadar etkili sonuçlar oluşturduğu ile ilgili özellikle Fransa şahane bir örnek. Doğaya