
Doğa Etkinlikleri17 Aralık 2018
Geçtiğimiz hafta ortasında, ani bir kararla senin son kamplarından biri için Yalova, Termal’e dair planlar yapmaya başladık. Bu alanın ilk tercihimiz olmasının nedeni hem merkeze olan yakınlığı hem de Mavi-Yeşil Yol ve Sufi Yolu‘nu gibi rotaları da barındırıyor oluşuydu. Yolculuk ve ekipman planını da yapmanın ardından Cumartesi sabahı ilk İDO seferi ile Yalova‘ya ulaştık. Yine

Etkinlikler9 Aralık 2018
30 Kasım – 2 Aralık 2018 tarihleri arasında TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ve Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen Kentsel Arkeoloji Çalıştayı (Arkeolojinin Kente ve Kentliye Katkısı)’na katılma imkanı buldum. Etkinliğin ilk günü kayıt, açılış konuşmaları ve anahtar sunumlarla başladı. Özellikle Avrupa Kentlerinden Örnekler başlıklı oturumda Roma

Seyahat13 Ağustos 2018
Kültür rotalarının oluşturulması, tarih araştırmaları ve kültür turizmi çalışmalarında sıklıkla bahsi geçen kültürel miras (kültür mirası), geçmiş kuşaklardan günümüze kalan ve korunarak gelecek nesillerin yararına olacak şekilde aktarılan, evrensel değerlere sahip, belirli kriterleri (geleneğe tanıklık etmesi, yaratıcı insan dehasının ürünü olması, insanlık tarihinin bir veya daha fazla dönemini temsil etmesi vb.) taşıyan tarihi eserler/kıymetlerlerdir. Kültürel

Doğa Etkinlikleri7 Ağustos 2018
İstanbul etrafındaki rotalar yakınlıkları ve ulaşım kolaylıkları sebebiyle sıklıkla tercih ettiğim rotalar arasında yer alıyor. Elbette İstanbul’daki yürüyüş rotaları ve ormanlar ile kıyaslandığında çok çok çok çok daha sakinler. Sıklıkla söylediğim bir söz vardır; İstanbul’da yaşayanların çoğu için ağaç dibi/yeşillik demek mangal yapılacak bir alan demek. Belgrad Ormanı ziyaretlerimi araba trafiği nedeniyle yolların kilitlenmesi, bisiklet

Seyahat6 Ağustos 2018
Kahvenin benim için özel bir yere sahip olduğundan kimi yazılarda bahsetmiştim. Diğer yandan sürekli yanımda bulundurduğum aeropress mola vermek ve/ya yeni sohbetler başlatmak adına oldukça ideal bir çözüm. Sigmund Freud ise artısıyla eksisiyle benim için ayrı bir değer. Freud’un kahve ve puro tutkusuna da aşina olduğunuzu varsayabilirim sanırım. Diğer yandan Viyana‘nın Sultans Trail rotasının bitiş

Seyahat1 Ağustos 2018
İstanbul’un su yolları, bentleri ve kemerleri ile ilgili okumalar esnasında denk geldiğim, fetih ve sonrasındaki süreci dair fikirler yürütebilmek amacıyla okumaya başladığım Tarih-i Ebu’l-Feth (Fatih’in Tarihi) kitabından ve kısaca Tursun Bey‘den (Tursind / Tur-i Sina / Tumisa Bey) bahsetmek istiyorum. Benim için bu kitabı özel kılan durum ise İstanbul’un Ara Sokakları‘nda değindiğim Osmanlı Milleti ve

Doğa Etkinlikleri31 Temmuz 2018
2017 yılının Eylül ayında Bozburun sonrası Datça Yarımadası‘nda yürüyüşe başlamış ve Palamutbükü – Knidos etabının ardından Yazı Köy (Yazıköy)’deki Knidia Çiftliği‘ne geçerek Datça’nın Güney kıyılarındaki yürüyüşü sonlandırmıştım. Bu yıl ise Temmuz itibariyle Yazı Köy’e ve oradan Ali Somer Çiftliği olarak da bilinen Knidia Çiftliği‘ne uğrayarak Değirmenbükü‘nden Datça’nın Kuzey kıyılarını adımlamaya başladık. Karia Yolu – Datça

Doğa Etkinlikleri21 Temmuz 2018
EcoDiurnal‘daki ilk yazımı 21 Temmuz 2015 yılında yayınladım. Geçen 2 yılın ardından kayıt altına aldığım rotaların onlarca ve onlar tamamlandıkça eklenecek yüzlerce katı görülmeyi, adımlanarak, pedallanarak, tırmanılarak ve kürekle aşılarak bekler durumda listemde yer alıyor. Yayınladığım ilk kültür rotası yazısının Likya Yolu olmasına karşın deneyimleme imkanı bulduğum ilk rotalar, öğrenciliğimde şans eseri haberdar olduğum Kalisz

Seyahat12 Temmuz 2018
İstanbul‘a dair yazılara verdiğim kısa araya tepeler ve dağlarla da ilişkili olarak melodilerde ve cümlelerde yer eden İstanbul’un tepeleri ile devam ediyorum. Tepeler başlığı altında da kısaca değindiğim üzere, İstanbul‘un tepelerine dair anlatılarda sıklıkla yapılan hata günümüzdeki genişlemiş kent sınırları üzerinden tahminler yürütmek. Oysaki tepeleriyle anılan İstanbul esasında Konstantinapolis‘in referansı. Yani Suriçi İstanbul içerisindeki, sur

Seyahat7 Temmuz 2018
Optimist Yayınları‘nın ilettiği güzide kitaplardan biri, Bi Tur Versene. Kitabın yazarı ve aynı zamanda çizeri olan Aydan Çelik‘i yıllar evvel Bisiklet Manifestosu vesilesiyle bilmiş, takip etmeye başlamıştım. O zamanlar kullandığım Bianchi Rekord 915 Victory‘nin de anılarımda manifesto ile ilişkilenmesi yıllar sonra kitap elime geçtiğinde ayrı bir hüzün yaşamama neden olmuştu. Manifesto’da da geçtiği üzere “Bisiklet

Doğa Bilimi3 Temmuz 2018
Şifa verdiğine inanılan ve kutsal sayılan su kaynakları. Yalnız şifa da değildi aslında ayazmalardan, aziz ve azizelerden beklenen. Kimi dertlere de çözüm amacıyla ayazmalar ziyaret edilirdi. Örneğin, Aya Apostoli Ayazması‘nın suyunu içenlerin zengin olacağına inanılır. Ayazmalardaki adetler de çeşitliliğe denk gelmek olasıdır. Elbette bu çeşitlilikte şifa arayan Müslüman çehernin de etkisi vardır. Kiminin etrafında değişik

Doğa Etkinlikleri13 Haziran 2018
Haftada bisikletle ortalama 200 km civarında yol mesafe katediyorum. Tek seferde aralıksız en uzun sürüşüm İstanbul içi ve 100 km uzunluğundaydı. Bir süredir daha uzun bir sürüşü kamp malzemelerimle yapmak istiyordum ve uygun şartların da sağlanmasıyla birlikte (hava durumu, vakit, enerji…) planlama sürecini tamamlayıp İDO ile Yalova’ya doğru yola koyuldum. Doğa yürüyüşü etkinliğinden farklı olarak,

Seyahat11 Haziran 2018
TaTuTa çiftliklerini gezmeye devam ediyorum. 20 Temmuz, Keramet – Sugören Etabı‘nda Chevrel Traher Çiftliği ile iletişime geçmiş, ziyaret planlamıştım. Ancak, Kurtköy’de giden dolmuşun gelmemesi nedeniyle bu ziyareti gerçekleştirememiştim. Evet, ilgili yazıda “önümüzdeki haftalar” derken 42 haftayı devireceğimi tahmin etmemiştim. Çiftliğin Şahinyurdu – Darıdere – Sarıkaya – Kurtköy Parkuru‘na yakın olması nedeniyle planımı etapları da tamamlayabileceğim

Doğa Etkinlikleri11 Nisan 2018
İstanbul’a dair yazılar sayesinde yaşadığım şehre dair pek çok ilginç bilgiye, farklı bakış açısına ulaştım. Sıklıkla önünden geçtiğim bir binaya, bir taşa, kapıya, kıyıya çok daha farklı bir gözle bakmaya başladım. Geçmişten günümüze şehirlerin değişimi, bu değişimler içerisinde örneğin bir ana caddenin aslında pek çok olaya tanıklık edebildiğini (Örn. Mese – Regia – Divan Yolu),

Doğa Etkinlikleri9 Nisan 2018
Sultans Trail (Sultanlar Yolu), Kanuni Sultan Süleyman (I. Süleyman, Suleiman the Magnificent, X. Osmanlı Padişahı (1520 – 1566))’nın Viyana Kuşatması (I. ve II. Viyana seferleri) sürecindeki ayak izlerini takip eden, Avusturya, Slovakya, Macaristan, Hırvatistan, Sırbistan, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiye‘yi içerisinde barındıran uluslararası bir tarih-doğa yürüyüş rotası olma özelliğine sahip. İstanbul’da, Topkapı Sarayı önünden başlayıp

Doğa Etkinlikleri7 Nisan 2018
Avrupa’nın ilk uzun mesafe yürüyüş rotası Ulusal Mavi Yol (National Blue Trail, kendi dillerinde Országos Kéktúra, Kéktúra (kısaca OKT)) adıyla 1938 yılında Macaristan‘da resmi olarak duyurulmuştu. Avrupa’nın en eski yürüyüş rotası olma özelliğine sahip olan National Blue Trail güncel olarak E4 adıyla (European Long Distance Walking Route E4) bilinmekte. Avrupa’nın Uzun Trekking Rotaları Avrupa Birliği

Seyahat5 Nisan 2018
Antigoni‘nin yanı sıra Pyrgos, Panormun, Castrum, Panarmos, Pirges, Erenbintusi Burgazlu gibi isimlerle de anılan Burgazada günümüzde Sait Faik Abasıyanık ile de özdeşlemiştir. Türk Edebiyatı’ndaki en önemli temsilcilerinden Sait Faik Abasıyanık’ın oturduğu ev günümüzde müze olarak hizmete vermektedir. Ada Kaşık Adası ve Heybeliada’ya yakın konumdadır. Panormos ismi ise adanın doğal ve korunaklı yapısından gelir. Eski bir

Doğa Etkinlikleri3 Nisan 2018
Prens Adaları arasında en büyük ve gelişmiş olanıdır. Megale, Demonissia, Kızılada ve Prens Adası gibi isimlerle anılmış olsa da öne çıkan Prinkipo (Prinkepo / Prens) olmuştur. Yapısal olarak bir boyun ile ayrılmış iki tepe görünümündedir. Güney bölgesi Yüce Tepe (Ayios Yeorios)

Seyahat1 Nisan 2018
İkinci büyük adadır ve yoğunlukla Halki adıyla anılmaktadır. Bizans döneminde Demonisos ve Halki isimleriyle anılan ada ismini Çam Limanı’nda bulunduğu söylenen eski bakır madeninden (halki = bakır) aldığı düşünülmektedir. Söylenene göre madenden çıkarılan bakırdaki altın oranı o kadar yüksekmiş ki her türlü göz hastalığına deva olur, hatta dönemin ünlü heykeltraşlarından Sikinios’un bu madenden yaptığı Apollon

Seyahat30 Mart 2018
Anakaraya en yakın ada olması nedeniyle çoğunlukla Proti (birinci) adıyla anılır. Adanın yerleşim alanı yeşil alandan daha baskındır. Çınar Tepesi (115 m), Teşrifiye (kimi kaynaklarda Teşvikiye) Tepesi (110 m) ve Hristos (Manastır) Tepesi (Hristos Manastırı/Kurtarıcı İsa Manastırı bu tepe üzerinde) arasın yerleşimin yoğunluk gösterdiği alandır. Ayazma Plajı yine ada üzerinde görülebilecek yerlerden biri. Bizans döneminde

Seyahat28 Mart 2018
Havalar günden güne ısınmaya, mevsimin ilkbahara doğru değişmeye başlıyor. Bu fırsattan istifade, “adaya’mı gitsek?” fikirlerinin kelimelere döküldüğü günlere hitaben, İstanbul’un ve 36 ilçesinden biri olan ve Anadolu yakasında yer alan Adalar’a (25’i Avrupa yakasında, 14’ü Anadolu yakasında) dair bir rota oluşturmak istedim. İstanbul yazı serisinin de bir parçası olan bu yazı Adalar ilçesine dair genişçe

Seyahat2 Mart 2018
Osman Nuri Ergin tarafından binlerce sayfa tutan yayınlarından özellikle 1934 yılında yayınlanan İstanbul Şehri Rehberi özellikle yayınlandığı dönem itibariyle bir çok ilki barındırma özelliğine de sahip. Ancak, bu yayının benim için özellikle öne çıkan tarafı 1929 yılında yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928 tarihli ve 1353 Sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Kanunu sonrasında)

Seyahat17 Ocak 2018
Darmaduman bir kent; tarihin her yaprağında izi olan; fetihlerle, yıkımlarla, ülkelerle, kıtalarla anılan ve fatihleri, kralları, sultanları, tanrılarıyla paylaşılamayan Suriçi İstanbul. Nihayet, benim için uzun sayılabilecek ancak enerjilerini, hayallerini, umutlarını bu şehre bağlayanlar için belki de göz ardı edilemeyecek bir zamanın sonunda İstanbul’a dair bir şeyler söylemeye hazır olduğumu düşünüyorum. Konuya biraz kişisel bağlamla giriş

Seyahat14 Aralık 2017
Bir süredir kent içi rotalara dair oldukça keyif aldığım derlemelerle, notlar ve fikirlerle uğraşıyorum. Araştırmalarım ve ilham aldığım etkinliklerle ilgili Alternatif Sanat Kültür Etkinlikleri ve Kütüphaneler başlıklı bir yazıyı geçtiğimiz günlerde paylaştım. Dinlere Göre Tapınaklar ile de zaten konuyu açıklamıştım. Bu yazıda sürece dair ilk rotayı paylaşıyorum. Aşağıdaki görsel Osmanlı döneminde kullanılan tramvay hatlarını, tramvay

Seyahat7 Aralık 2017
2017 yılı başı itibariyle değerlendirdiğim etkinliklerde daha seçici davranmaya, verilen ücretin/ayrılan zamanın karşılığını almadığım durumlarda hem etkinlik hem de etkinliği düzenleyen kurum/kuruluşa dair net tutum geliştirmeye karar verdim. Uzun bir süre etkinlik sektöründe projelerde yer alan biri olarak, organizatörlerin ve organizasyon şirketlerinin çoğu zaman organizasyonun sağlayacağı katkıdan ziyade elde edecekleri kara odaklanıyor olmalarından rahatsızdım. Elbette

Seyahat4 Aralık 2017
Karia Yolu rotası, Datça Yarımadası bölümünün en uç noktasında yer alan antik kentte yürüyüşümü sonlandırdığımdan beri Knidos Antik Kenti üzerine bulabildiğim her yazıyı okuyorum. Zamanla edindiğim bilgileri ayrı yazılar olarak paylaşmak için sabırsızlanıyorum, ancak öncesinde tapınaklarla ilgili bir giriş oluşturmak uygun olacaktır. Üzerinde yaşadığımız bu toprakların tanıklık ettiği olayları, karakterleri, inanç etkileşimlerini de hesaba katarsak
İçecekler25 Kasım 2017
11 kahve eksperi, yöresel kahve lezzetlerini oyladı. Oylamada kahve üretimi yapan on farklı ülkenin önde gelen kahveleri tadıldı ve en iyi kahve açık arayla Etiyopya kahvesi seçildi. Eksperlerin kısa biyografisine ve seçimlerine birlikte bakalım. Peki, kimdi bu 11 kişi? Timothy Hill, Counter Culture Coffee’de satın alma ve kalite kontrol müdürü olarak görev yapıyor. Hill, şirketinin

Doğa Etkinlikleri25 Eylül 2017
Bozburun rotasındaki etaplardan sonra hızlıca Datça’ya doğru geçmeye karar verdim. Amacım mümkün olduğu kadar rota almanın yanı sıra Datça’ya dair de detaylı gözlemlerde bulunmaktı. Son bir kaç yıldır alternatif yaşam planlarına vakit ayırmaya çalışıyorum. Bunların bir kısmı da, doğrudan deneyimlenmemiş, oradan buradan derlenmiş bilgiler üzerine imgesel olarak Datça üzerineydi. Sakinlik, yeşillik, mavilik… Hal böyle olunca

Seyahat25 Eylül 2017
Karia Yolu yürüyüşünü planladığım süreçte elbette rota üzerinde ve civarındaki TaTuTa çiftlikleriyle de iletişime geçmeyi ihmal etmedim. Knidia Çiftliği Knidos Antik Kenti‘na olan yakınlığı ve çiftliğin sundukları dolayısıyla özellikle ziyaret etmek istediğim çiftliklerden biriydi. Vadi içerisinden Yazı Köy’e ulaşan ayrıca bir yol olduğunu duydum ancak yeterince vaktim olmadığı için bu yolu işaretleme imkanım olmadı. Yukarıda

Doğa Etkinlikleri23 Eylül 2017
Knidos’tan sonra Knidia Çiftliği’nde misafir olduk. Yeterince dinlendikten ve çiftlikle ilgili notları derledikten sonra önce Yasemin, ardından ben çiftlikten ayrıldık. Benim planım solo olarak Hayıtbükü üzerinden önce Domuz Çukuru ve oradan da Eski Datça‘ya tersten yürümekti. Buna uygun şekilde erkenden Yazı Köy’den yola çıkıp Mesudiye yol ayrımında inerek Mesudiye’ye ve oradan da Hayıtbükü’ne geçtim. Kalan

Doğa Etkinlikleri21 Eylül 2017
Palamutbükü – Knidos arası çoğunlukla deniz manzarasına eşlik ederek ilerlese de kimi zaman -özellikle kayalık geçişlerde- sahip olduğu keyfe tezat bir ruh haline bürünmenize neden olabiliyor. Bolca yerleşim alanına denk geleceğiniz yürüyüş boyunca herhangi bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Datça: Palamutbükü – Knidos Hayıtbükü’nden başladığımız ve günün molasını verdiğimiz Palamutbükü‘nden hareketle rota boyunca iç kesimlere doğru ilerleyip

Doğa Etkinlikleri21 Eylül 2017
Domuz Çukuru yazısında rotayı tersten yürüdüğümden bahsetmiştim. Bozburun sonrasında Datça Yarımadası’ndaki rotaya Hayıtbükü üzerinden başladık. Başladık diyorum, çünkü Datça rotasında son dakikada iletişime geçerek bir deneyimsiz arkadaşım daha yürüyüşe dahil oldu. Arkadaşımın uzun yürüyüşler konusunda deneyimi olmaması ve Domuz Çukuru’nun iki günlük yiyecek-içecek gerektirmesi nedeniyle solo olarak yürünmek üzere sona bırakmaya karar verdim. Karia Yolu:

Doğa Etkinlikleri20 Eylül 2017
Bozburun rotasının ardından Datça’ya otostopla geçmeye karar verdim. Alternatif olarak Bozburun yönünden gelen araçlarla İçmeler ve buradan da Datça‘ya geçmek mümkün. Yaz dönemi boyunca ortalama 1 saat aralıklarla hareket eden dolmuşlarla İçmeler üzerinden bir çok civar yöne hareket edebilirsiniz. Aynı durum Bozburun ve Datça noktalarında da yine civar köylere ulaşmak istediğinizde de geçerli. Karia Yolu:

Doğa Etkinlikleri17 Eylül 2017
2016 yılında Kaş’a kadar olan bölümünü yürüdüğüm ve bu süre içerisinde de sonraki plan olarak ele aldığım Karia Yolu’nun nihayet Bozburun Yarımadası ve Datça Yarımadası rotalarını deneyimleyebildim. Zamanın uygunluğu ve yaz dönemi rotanın sunduğu zorlukları merak etmiş olmam nedeniyle planlamamı Ağustos sonu ve Eylül başı olarak gerçekleştirdim. Önceliğim planlama aşamasında 140 km’lik Bozburun Yarımadası rotasının

Doğa Etkinlikleri14 Eylül 2017
Bozburun Yarımadası‘nda bulunan Taşlıca, Amos üzerinden Bayır’a hareketle girişen ve Bozburun Yarımadası’nın en uç noktasına doğru devam eden hat içerisinde yer almakta. Bayır – Taşlıca, Taşlıca – Tola, Tola – Taşlıca ve Taşlıca – Selimiye etaplarından oluşan bu hat aşağı yukarı 77 km uzunluğunda ve çoğunlukla Bozburun’un iç bölgelerini kapsamakta. Taşlıca’dan tekrar rotaya giriş yaparak

Doğa Etkinlikleri13 Eylül 2017
Rotadan çıkarak Selimiye‘den Hisarönü‘ne farklı bir yol üzerinden, kimi zaman da otostop çekerek devam ettim. Güne başladığım saat itibariyle Taşlıca’ya akın akın giden yerli ve yabancı turistler nedeniyle Taşlıca’yı daha erken bir saatte ziyaret etmenin daha uygun olacağını düşünüyorum. Bu nedenle günü Turgut‘tan Kızkumu Plajı‘na ilerleyerek sonlandırmaya karar verdim. Kızkumu Plajı gün içerisinde oldukça kalabalık

Doğa Etkinlikleri10 Eylül 2017
Karia Yolu / Bozburun: İçmeler – Amos Antik Kenti‘nde belirttiğim gibi Amos sonrasında su konusunda oldukça dikkatli olmalısınız. Kumlubükü girişinde terk edilmiş bir kaç bina göreceksiniz. Bu alan denize girmek ve gece çadır kurmak için oldukça ideal. Karia Yolu – Bozburun Yarımadası Amos Antik Kenti – Bayır Amos sonrası ve ardından giriş yaptığım Kumlubükü sahili

Doğa Etkinlikleri10 Eylül 2017
Sabah 07.00 sularına Marmaris Otogar’a ulaşıp hemen otogarın giriş kısmında yer alan İçmeler dolmuşuyla İçmeler’e aktarma yaptım. Yaklaşık 30 dakikalık bir hareketin ardından rotaya en yakın marketin önünde inerek yiyecek ve içecek alımı gerçekleştirdim. Ara sokaklardan ilerleyerek ilk tabela ve ardından ilk işaretin olduğu duvarı geçerek Amos’a doğru ilerlemeye başladım. Karia Yolu – Bozburun Yarımadası

Doğa Etkinlikleri20 Ağustos 2017
Tevfikiye – Keramet rotasının ardından kaldığım yerden devam ederek Keramet‘teki etabın bitiş noktasından, köy meydanından Sugören’e doğru harekete geçtim. Bir kaç aksilik dışında planladığım zamanda Sugören’e vardım ve etabı sonlandırdım. Aşağıda yürüyüşle ilgili detayları iletiyorum. Etaba Başlangıç 05.45 Yenikapı – Yalova ile Yalova’ya doğru hareket edip, İDO’dan indiğinizde solunuzda kalacak olan dolmuş hareket alanına geçtim.

Doğa Etkinlikleri4 Ağustos 2017
Karia Yolu Bozburun Yarımadası, Datça Yarımadası, Gökova Körfezi ve İç karia olarak 4 ana bölümden oluşuyor. Muğla Çevresi ve Dalyan olmak üzere 2 ek bölümün daha rota dahilinde olduğu, Türkiye’nin en uzun mesafeli (820 km) trekking rotası olan Karia Yolu’nun başlangıcı kabul edilen Bozburun Yarımadası sıradaki etkinlikler arasında yerini alıyor. Karia’ya dair detaylı bir yazı

Doğa Etkinlikleri2 Ağustos 2017
2016 yılının Ekim sonunda Yalova Doğa Yürüyüşü Parkurları‘nın ilki olan Tevfikiye – Keramet parkurunu yürümüş ve rotanın kaderine terk edildiğinden bahsetmiştim. Yalova ve Bursa sınırları içerisindeki parkurları hem İstanbul’a yakın olmaları ve istisnalar dışında yoğun bir hazırlık gerektirmedikleri için boş zamanlarımı değerlendirmek amacıyla parça parça yürümekteyim. Şimdilerde ikinci parkura yönelik hazırlıklara başladım. İlk parkurun tamamlandığı

Seyahat16 Temmuz 2017
Bizans dönemindeki gravürlerde sıklıkla karşılaşılan ve Kosmidion olarak anılan adacıklara, Osmanlı döneminde Bahariye Adaları adı verilmiş. Günümüzdeyse daha çok Haliç Adaları olarak anılmakta. Haliç Adaları Haliç’in batı uçlarında, Eyüp ve Silahtarağa semtleri arasında, Haliç Kongre Merkezi ve İnsan ve Medeniyet Hareketi tarafından kullanılan Bahariye Mevlevihanesi bitişiğinde yer alan iki küçük adacıktan oluşan Haliç Adaları denizle

Seyahat15 Temmuz 2017
Bir süredir aklımda olan, bir türlü fırsat bulup kayıt altına alamadığım Haliç (Golden Horn/Chrysokeras) kıyı rotasını nihayet tamamlayabildim. Doğrudan rotaya geçmek isterseniz yazının sonunda gps kaydını paylaşıyorum. Rotaya dair genel yazı yolda. Ancak, bu genel yazı öncesinde rota üzerindeki bir kaç noktaya detaylıca değinmek istiyorum. Bunlardan ilki Osmanlı Devleti’nin İstanbul’daki dördüncü büyük sarayı olan Tersane

Seyahat30 Nisan 2017
Çok zamandır görmek istediğim botanik bahçelerinden Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi‘ne nihayet uğrayabildim. İstanbul’un Anadolu yakasına çok sık geçmediğim için Şubat ayından beri yapılacaklar listesine sabitlenmişti. Üsküdar sahilinde, Marmaray çıkışının ilerisinde, 6. perondan (41.025368, 29.010414) kalkan 16M numaralı otobüsle yaklaşık 30 dakikada Ataşehir Bulvarı durağına ulaşabiliyorsunuz. Ne mutlu ki otobüs dolu olmadığı gibi trafik de öyle

Üret & Yetiştir24 Nisan 2017
Artan besin ve ekoloji farkındalığı, paylaşılan bilgi ve beceriler sayesinde permakültür tasarım anlayışını benimseyen çiftliklerin sayısında da artış gözlemleniyor. Ekolojik pazarlardan, permakültür tasarımı eğitimlerine yeni insanlarla tanışmak ve bilgi alışverişi sağlamak da bu çiftlikler sayesinde teoriden pratiğe doğru bir dönüşüme uğrayabiliyor. Çiftliklerin bir çoğuna hem TaTuTa projesi Ev Sahipleri sayfası üzerinden veya çiftliklerinin sahip oldukları

Seyahat16 Nisan 2017
Uzun zamandır aklımdaydı İstanbul’un mahalleleriyle ilgili ilginç anekdotlar paylaşmak. Sokak sokak dolaştığınızda kentin tarihine, geçmişine dair bir o kadar çok detaya ulaşabiliyorsunuzki. Flaneur‘lerin seyri bol olsun. “Teneke Mahallesi gibi mahallelerin, yerleşimlerin olduğu yazılar” şu an için temennim. Öncelikler arasında olmadığı için, şimdilik bir kaç konuya bir arada değinerek en azından kısaca derlediğim notlarımı paylaşmakla yetineceğim.

Seyahat6 Nisan 2017
İstiklal Yolu planlama sürecinde rota üzerindeki ve civarındaki TaTuTa ev sahiplerini listelemiş, aralarından Balabanağa Çiftliği ile iletişime geçmiştim. Evren’den dönüş alır almaz planlamayı çiftliği ziyaret edebileceğim şekilde düzenledim ve yola koyuldum. Daday araçları şehir merkezindeki Barutçuoğlu Alışveriş Merkezi karşısındaki sokaktan saat başı hareket etmekte. Daday’ın İnciğez Köyü’nde, İnciğez Cami’nden sonraki tepenin hemen ardında, yolun sağında

Doğa Etkinlikleri12 Şubat 2017
İstanbul‘daki son yürüyüş rotamda bu defa hedef Anadolu Yakası‘nda, Riva‘dan başlayıp Alibahadır ve Akbaba üzerinden Beykoz‘a varmak. Bir kaç hafta önce benimle site üzerinden iletişime geçen bir arkadaşım için hazırladığım rota planlama aşamasında da yürüdüğümüz gün içerisinde de bize oldukça ilginç bir seyir deneyimi sundu ve ortaya yürümekten ziyade bisiklet ve motorsiklet için önerebileceğimiz bir

Seyahat6 Şubat 2017
Bir çok mecrada farklı içeriklerde yazılar yayınlamaya özen gösteriyorum. Yemek.com bu sitelerden biri, dil ve içerik olarak biribirinden farklı iki farklı hesabım bulunan sitede 2014 yılında paylaştığım Ağzının Tadını Bilen Vegan ve Vejetaryenler İçin İstanbul’daki En İyi Falafelciler listesiyle ilgili bu süreç içerisinde bir çok değişiklik meydana geldi.Geçen 2 yıldan fazla sürede kimi yeni mekanlar açıldı,

Doğa Etkinlikleri10 Ocak 2017
Kültür Rotaları Derneği tarafından yayınlanan, İstanbul‘daki tek, Türkiye’deki 21 kültür rotasından biri; İki Deniz Arası (Between Two Seas). Rotanın, benim için sembolik bir önemi olmasının yanı sıra, İstanbul üzerine de çokça fikir pratiği geliştirmeniz için de adeta bir davet niteliği var. Peki, bu davetin icabeti ne oldu? Sanırım, toplamda 65 km’lik yürüyüşün ardından cevabım alabildiğine

Doğa Etkinlikleri9 Ocak 2017
İki Deniz Arası rotasını tamamlamak için günlerdir hava durumununu yakından takip ediyor, kar yağışı için sabırsızlanıyordum. Khione ve Aiolos sesimi duymuş olmalı ki, güne şahane başlayan kar ile başladım. Akşamdan tüm malzemelerimi hazırlamıştım, son kez kontrollerimi yaptım, planlamamın üzerinden geçtim. Kar yağışına bağlı olarak aksayan seferler, tıkanan yollar olabileceğini düşünerek hızlıca alternatif ulaşım planları yaptım

Doğa Etkinlikleri11 Aralık 2016
İki Deniz Arası Rotası 1. Etap yürüyüşümün ardından epeyce zaman geçti, yapraklar daha bir sarardı, döküldü, rüzgar daha bir hışımla esmeye başladı. Zaman bu zaman diyerek bir kaç gün öncesinde son kontrolleri yapmaya başlayarak İki Deniz Arası Rotası 2. Etap, yani Baklalı-Sazlıbosna için kolları sıvadım. İlk rotanın ardından, rotanın oluşturucusu Serkan Taycan ile de kısa

Doğa Etkinlikleri20 Kasım 2016
Benim için Sinop, doğayı ve doğaya bağlı olan yaşantıyı ilk kez gözlemlediğim, deneyimlediğim, yüzmeyi öğrendiğim, dalından sebzeyi, meyveyi ilk kez yediğim şehirdir. Ayrı bir önemi vardır kısacası. Tatlıca Sıra Şelaleleri yazımda az biraz düşüncelerimi iletmiştim, okumanız temennim. Bu yazıda ise, yakın zamanda tüm tepkilere rağmen inşaasının başlanacağına karar verilen ve yakın zamanda da başlatılacak olan

Doğa Etkinlikleri31 Ekim 2016
Yalova Ekoturizminde Trekking Parkurları yazımda kısaca parkurların tarihçesi ve parkur rotalarının wikiloc paylaşımlarına değinmiştim. Hatta, birbirine yakın rotaları tek bir ana rota olacak şekilde birleştirip Aktoprak – Keramet – Sugören – Elmalık – Soğucak – Güneyköy – Hamzalı şeklinde paylaştım. Kısaca tekrar geçmek adına, Yalova Doğa Yürüyüşü Parkurları Orman ve Su İşleri Bakanlığı Yalova Şube Müdürlüğü‘nün Eylül 2011’de Yalova’nın

Seyahat25 Ekim 2016
Antalya’da bulunan ören yerlerinden biri olan Xanthos, Fethiye-Kaş karayolu üzerinde yer alan Kınık Beldesinde yer almakta. Fethiye’ye 45-46 km. mesafedeki antik şehir, Eşen Çayı (Xanthos Nehri) kenarındaki tepeler üzerine kurulmuş Likya ve Roma akropolleri ile ziyaretçilerini karşılamakta. Döneminin idari merkezi olarak nitelendirilen Xanthos (Likya dilinde ARNNA)’a dair bir çok anlatı mevcuttur. …Evlerimizi mezar yaptık Mezarlarımızı

Seyahat22 Ekim 2016
Ören Yeri veya örenyeri, TDK‘da konuyla ilgili net bir sonuca ulaşmak pek mümkün değil. Ancak, müze bildirileri, bakanlıklar tarafından paylaşılan kaynakçalar üzerinden ifade etmek gerekirse ören üzerinden ilerlemek daha uygun olacaktır. Ören, Türk Dil Kurumu’nca Kalıntı kelimesine karşılık gelmekte. Yani, ören yeri dediğimizde doğal ve/ya tarihi uygarlıklardan kalan, değeri olan kalıntılar ifade edilmekte. Müzeler, kalıntıların bir arada
Doğa Etkinlikleri19 Ekim 2016
Doğa yürüyüşleri için oldukça zengin alanlar barındıran, doğal güzellikleri (Yalova Ormanları ayrıca Forest Stewardship Council tarafından sertifikalandırılmıştır), canlı türleri, farklı zorluk seviyelerindeki bölgeleri ve İstanbul’a olan yakınlığı dolayısıyla ilgimi çeken illerden biri Yalova. 2011 yılının Eylül ayında tamamlanan ve 10 adet parkur barındıran Yalova Ekoturizminde Trekking Parkurları projesi ile de ayrıca listemde yer etmişti. Zamanla,

Doğa Etkinlikleri16 Ekim 2016
Organik Tur zamanında kenara not olarak iliştirdiğim, sonrasında planladığım etkinlikler arasına dahil ettiğim bir rota, İki Deniz Arası (Between Two Seas). Bir kaç ufak aksilik neticesinde yürümek için planladığım zamanda bir değişiklik olsa da en azından rotanın ilk etabı olan Yeniköy–Baklalı‘yı yürüyerek rotanın kalanı hakkında da fikir edinebildim. Rotanın başlangıcına ulaşımdan, ilk etapta işaretlenmiş alanlara, güvenlik sorunlarından ve su

Doğa Etkinlikleri18 Eylül 2016
Temmuz ayında planlamaya başladığım Likya Yolu yürüyüşü nihayetinde sonlandı. Beklediğimden çok daha farklı bir seyir sunan dolu dolu yürüyüş ile ilgili yazdığım Likya Yolu’na Adım Adım başlıklı yazı içerisindeki planlamaya, sitenin de konseptine uygun olacak şekilde neredeyse hiç uymadım ve etap olarak Aperlai‘yi geçerek Üçağız‘a kadar ilerledik. İlk 6 etapta solo olarak yürüyüp 6. etap

Doğa Etkinlikleri14 Eylül 2016
Ufakdere‘den ayrıldıktan sonra Sısla Mevki‘nde kurduğumuz kamp nedeniyle su stoğumuz epey azalıyor. Güneşin doğuşu ile yola çıkıp, suyu idareli bir şekilde kullanarak Boğazcık üzerinden Apollonia ve oradan da Aperlae‘ye ulaşmayı hedefliyoruz. Boğazcık‘a vardığımızda suyumuz bitmiş ve gerilmiş durumdaydık. Yolda karşılaştığımız yaban domuzları, işaretlerin karışması, yolun bir süre toprak yoldan devam etmesi ancak sonrasında işaretlerin kaybolması

Doğa Etkinlikleri13 Eylül 2016
Kaputaş Plajı’nda geçirdiğimiz gecenin ardından hazırlıklarımızı yapıp yola çıkıyoruz. Sabahın erken saatlerinde plajda hareketlilik başlıyor. Özellikle kahvaltı yapmaya gelip, sonrasında denize girmek adettenmiş. Bu nedenle hummalı bir çalışma ile işletme sahipleri güne hazırlanıyorlar. Araç yolu oldukça dar olduğu için bir süre oldukça temkinli ilerliyoruz, ancak 3 kişinin ilerleyişi için pek güvenli olmadığına karar verip güvenli

Doğa Etkinlikleri12 Eylül 2016
Epey dinlenmiş bir şekilde Sarıbelen’den Kalkan’a doğru ilerliyoruz. Epey bir süre araç yolundan ilerlemeniz gerekiyor, ancak yokuş aşağı olduğu için pek sorun yaşamamıyorsunuz. Yol üzerinde bir kamyonetin bizi almasıyla Kalkan’a bir kaç dakikada ulaşıyor, kendimizi Kalkan’da yine denize ve güneşe bırakıyoruz. Öğleden sonra eksikliklerimizi marketlerden tamamlayıp otogara doğru hareket ediyor ve Gözde’yi beklemeye başlıyoruz. Hareket

Doğa Etkinlikleri10 Eylül 2016
Yürüyüşe başladığımız zamandan bu yana uyandığımız en serin gündü. Likya Yolu: Gey – Bel – Belceğiz – Gavurağılı – Pydnai rotasının ardından ayaklarımızın epeyce su toplamış, ağrılarımız artmış olmasına rağmen gece deniz, sabah ise buz gibi suyu bizi epeyce kendimize getirdi. Güzel bir kahvaltının da ardından tekrar yola koyulduk. Bölgeden kalkan dolmuşlar ile Kınık‘a ilerledik

Doğa Etkinlikleri8 Eylül 2016
Ovacık – Kozağacı – Girme – Faralya (Hisar)‘a varışın ve güzelce dinlenmemizin ardından sabahın erken saatlerinde yola koyulduk. Bir süre araç yolundan ilerlememiz gerekti. Yol üzerindeki bir kaç çeşmeden sularımızı da yenileyip Karaağaç ve Alınca üzerinden devam etmeye başladık. Araç yolu çift şerit ve yürümek için pek alan bulunmuyor, bu nedenle yürürken ayrıca dikkat etmeniz

Doğa Etkinlikleri7 Eylül 2016
Likya Yoluna Adım Adım ve Likya Yolu Notlarım başlıklı yazılarda da değindiğim üzere aldığım notlar, görsel-işitsek kayıtlarım ve aklımda kalanlardan oluşan yol notlarımı mümkün olduğu kadar size yardımcı olacak, Likya Yolu’na dait aklınızdaki soru işaretlerini cevaplandıracak ve mümkünse size yola çıkma motivasyonunu sağlayacak şeklinde yayınlamaya başlıyorum. Referans olduğum yazılardan da faydalanmanızı, notlarınızı geniş tutmanızı öneririm.

Doğa Etkinlikleri23 Ağustos 2016
Saat 06.08, T1 Kabataş – Bağcılar tramvayı ile Aksaray‘a, oradan aktarma yaparak M1 ile Esenler Otogarı‘na ulaşıyorum. 164 no’lu perona doğru ilerleyerek Berk Turizm‘den bilet alacak ve 07.15 aracı ile hedefim olan Kırklareli, İğneada‘ya varacağım. Kırklareli’ne bağlı olan İğneada ile İstanbul arası yaklaşık 250 km ve ulaşım oldukça kolay. İstanbul yönünden Edirne’ye doğru ilerleyip Lüleburgaz ayrımında otobandan

Seyahat13 Temmuz 2016
Övülesi Patates başlıklı yazımda patates hakkında kısa bilgiler verip, evde ya da küçük bir bahçede nasıl patates yetiştirilebileceği üzerine bir kaç bilgi paylaşmıştım. Sıklıkla tükettiğim atıştırmalıklar arasında yer alan patatesin bir de kendi emeğinizle yetiştirildiğini düşünün… Hatta, mevsiminde sebze ve meyve tüketimi başlıklı yazı bu anlamda oldukça işinize yarayabilir. Bu yazıda da özellikle patates kızartması

Doğa Etkinlikleri13 Temmuz 2016
Haziran ayından itibaren planlamaya başladığım, şimdiye kadar çıkacağım en uzun yürüyüş olması nedeniyle sorunsuz geçmesi için oldukça özen gösterdiğim bir yürüyüş rotası: Likya Yolu. Tabi, aşağı yukarı 540 km.’lik yol uzunluğunu da hesaba katarsak iyi düşünüp, gezinin tadını da sonuna kadar çıkarabilecek bir planlama da şart oluyor. Yolun tamamını bir kerede yürümek yerine öncelikle Kaş

Doğa Etkinlikleri20 Haziran 2016
Kadıköy, Üsküdar, Beykoz Polonezköy, Ömerli, Koçullu üzerinden Şile Yolu’nu takip ederek Şile, Sahilköy’e 2 saate yakın bir süre içerisinde varıyoruz. Üsküdar, Şemsipaşa’dan kalkan 139 numaralı Üsküdar — Şile otobüsü ile 2 saatlik bir yolculukla (62 durak) ya da 139A numaralı Üsküdar — Şile / Ağva otobüsü ile hemen hemen yine aynı durak sayısı ve sürede Şile Merkez’e varmanız mümkün.

Doğa Etkinlikleri20 Haziran 2016
Geçtiğimi hafta içerisinde Mobiett’nin duyurusu ile haberdar olduğum, ardından İETT web sitesinden detaylarını incelediğim bir gezi ile güne başlıyorum. İETT İle Organik Yolculuk başlıklı yazıya da dahil olarak planlarımın arasında da yer alması elbette karar sürecimde etkili olmadı değil. Hazırlıkların tamamlanması ile 09.15’de yola çıkarak, 09.30 Kadıköy — Kabataş vapuru ile Kadıköy’e geçiyorum. Hedefim D1 otobüsü ile önce Polonezköy’e ve oradan

Ekolojik Yaşam19 Haziran 2016
Bir süredir aklımda olan bir geziyi sabahın erken saatlerinde hazırlıkları yaparak gerçekleştirmiş oldum. Esasında gezinin fikri İETT’nin 2015 Eylül’ünde yayınladığı “Organik Hatlar İstanbul’un Köylerine Götürüyor” başlıklı duyurunun içeriğini anlayabilmekti. Ancak, kabaca yaptığım bir araştırmanın ardından aslında gerçeğin çok daha farklı olduğunu, bahsi geçmemiş bir çok konuya değinilmediğini fark ettim. Öncelikle İETT‘nin duyuru altında paylaştığı metin ve

Seyahat15 Mart 2016
Kentin ve hareketin zorunlu kıldığı durmama haline tezat bir şekilde metropol kavramını destekleyen, vurgulayan elemanların arasında bir kaçış ve dinlenme noktası… Yeşiller içerisinde, ördeklerin keyifle gezindikleri, derin bir nefes alıp keyifle vakit geçirebileceğiniz bir kurtarılmış bölge, Ihlamur Kasırları, az bilinen diğer adıyla Hacı Hüseyin Bağları. Ihlamur Kasrı, Beşiktaş, İstanbul Hacı Hüseyin Bağları denmesinin nedeni, Beşiktaş,
Seyahat12 Ocak 2016
Üç Şehir Bir Kahve: Kahire, İstanbul, Viyana sergisi ile 3 şehir bir arada.

Doğa Etkinlikleri21 Temmuz 2015
Türkiye’de doğaya dair farkındalığın yok denecek kadar az olması sıklıkla yakındığım bir konu. Farkındalığın az olması bir yana, doğal kaynakların sorumsuzca sömürülmesi, kirletilmesi, tüketilmesine ise söylenecek hiçbir söz bulamıyorum. Özellikle yerel yönetimlerin kazanç kapısı oluşturmak için yok ettiği doğanın aslında doğru değerlendirildiğinde ne kadar etkili sonuçlar oluşturduğu ile ilgili özellikle Fransa şahane bir örnek. Doğaya
İçecekler26 Nisan 2015
Türkiye’de Kahve Dükkanları ve 3. dalga ile ilgili keyifli bir sohbetimiz oldu.
Seyahat16 Ocak 2015
Nazlı Eda Noyan ve Dağhan Celayir’in yönetmenliğini yaptığı Bir Fincan Kahve, yaşlı bir kadın ve küçük torunu arasındaki bir masalsı zamana odaklanıyor.
Seyahat15 Ocak 2015
17 Ocak günü Pera Müzesi’nde bol ödüllü, bol mesajlı, eleştiri dolu ve kahve kadar zihin açıcı bir etkinlik var.
Seyahat14 Ocak 2015
Şu an Yeni Çarşı’da Brew Lab’deyiz. Kendi adıma, Brew Lab.’in favori mekanlarımdan olduğunu söyleyebilirim.
Etkinlikler10 Ocak 2015
İsrailli ve Filistinli yönetmenler arasındaki işirliğinin ürünü olan yapımda kahve ile ilgili bir dizi kısa film yer alıyor.
Seyahat9 Ocak 2015
Neyse Halim Çıksın Falim, insanların kısmetiyle Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olmak için yıllardır devam eden girişimlerinin hikayesini birbirine katarak izleyicilere sunuyor.
Seyahat8 Ocak 2015
Soydukları banka ve yaptıkları büyük vurgunun ardından kendilerini çok fazla kahve içen kovboylarla dolu gerçeküstü bir kasabada bulurlar.
İçecekler7 Ocak 2015
Bir günde ortalama 23 bin kere nefes alırız, bu da 23 bin kere havayı kokladığımız anlamına gelir.
Seyahat6 Ocak 2015
Yönetmenler Ethan Coen ve Joel Coen’in 2013 yılı yapımı filmlerinde, Llewyn Davis,1961 yılında, New York’un Greenwich Village’ında hayata tutunmaya çalışan bir folk şarkıcısıdır.
Etkinlikler6 Ocak 2015
Pera Film’in 2015 yılı ilk programı kahve ile ilgili olur da biz eksik kalır mıyız? Evet, kalamazdıkta. Peki, nedir esası bu etkinliğin hemen anlatalım.
Seyahat5 Ocak 2015
Yönetmenliğini Brandon Loper’in yaptığı Kahve Hakkında Bir Film / A Film About Coffee, 2014 yılı yapımlarından. Film, özel harman kahve için bir aşk mektubu ve ona dair bir tefekkür.
Seyahat5 Ocak 2015
Yazar Paul Auster ve yönetmen Wayne Wang’in zaman, mekan ve geçicilik üzerine kurdukları bir ikram.
Seyahat5 Ocak 2015
Ünlü yazar ve yönetmen Jim Jarmusch’dan, “kafein kadar bağımlılık yapan” ve “kahve ve sigara gibi uğultulu, gelip geçici” olan baş döndürücü bir yapım.